Anasayfa / Gezi / Ege-Akdeniz Sahil Turu Bölüm 2
Ege-Akdeniz Sahil Turu Bölüm 2

Ege-Akdeniz Sahil Turu Bölüm 2

Ege-Akdeniz sahil turu kaldığımız yerden devam ediyor. Kuşadası Milli Parkı’ndan sonra yollara düşüyoruz. Muğla – Marmaris karayolundaki Meşhur Gökova Rampasını görüyoruz, resim çekmek için duruyoruz. Manzara gerçekten muhteşem. Kısa bir moladan sonra Datça’ya gitmek üzere devam ediyoruz. Çeşme’den edindiğimiz tecrübe ile önceden otel rezervasyonumuzu yapmıştık. Booking’den yaptığımız araştırmalarla oldukça olumlu görüş bildirilen Han Royal Otel – Villa Datça ‘da kalmaya karar verdik. Datça’ya sadece 1 gece ayırabileceğimizden bir an önce hedefimize varmalıyız..

İki Denizin Birleştiği Yer : Datça

Marmaris – Datça yolu tahminimizden daha uzun oldu. Aslında Datça’nın bu kadar bakir kalmasının sebeplerinden biri de bu olsa gerek. Google Map sayesinde hemen otelimi buluyor, yerleşiyor ve otel den biraz Datça hakkında bilgi alıyoruz. Ama maalesef sadece 1 gün ayırdığımız Datça için daha fazla zaman gerektiğini anlıyoruz. Zaman kaybetmeden o Datça’nın taşlı, soğuk ama muhteşem denizine giriyoruz. Hava artık kararmaya başladığında ise Can Yücel’in de evinin bulunduğu Eski Datça’ya yolumuz düşüyor. Sokaklarda yavaşça gezerken Ege’de huzur bu olsa gerek diyoruz! Yemeğimizi de bu güzel sokaklarda yedikten sonra sahile doğru geçiyoruz. Küçük, kendi halinde bir yerleşim olan Datça’da merkezde de diğer turizm şehirlerinden farklı olarak bir kargaşa yok. Bütün yorgunluğumuzdan arınmış bir şekilde turumuzu da bitirip otelimize geçiyoruz.

Datça’ya gidip büklerini gezmemek olmaz diyoruz. Ama çok da fazla zamanımız olmadığı için seçim yapmak zorundayız. Aslında bir günümüz daha olsa bütün bükleri tekne ile gezmek en iyisi. Ama bizim yola çıkacak olmamızdan dolayı araba ile gidebileceğimiz ve mutlaka görülmesi gereken Palamut Bük’üne gidiyoruz. Sabah saatleri olmasından dolayı mı yoksa normal hali mi bilmiyoruz ama oldukça sakin olan bükün denizi tek kelime ile ; Muhteşem. Berrak ve pırıl pırıl olan bu bükte bir kaç saat vakit geçirdikten sonra yollardayız, hedefimiz Fethiye… Ama Datça’ya mutlaka tekrar geleceğiz !

Turizm Cenneti : Fethiye

Datça’dan yola çıkıyoruz. Artık Akdeniz sahillerindeyiz. Yol üzerinden Dalyan’ı görüyoruz ve Fethiye’ye geçiyoruz. Kalacağımız otel Hisarönü’nde. Merkeze girmeden hemen Elze Otel’e geçiyoruz. Bu gezinin en güzel yanlarından biri olacak olan mükemmel bir dost ediniyoruz : Sinan 🙂 Üstad bensiz Kamboçya’ya gidiyorsun ama mutlaka bir yerlere beraber gideceğiz. Zamanımızın değerli olduğunu hatırlayıp Sinan Beyin de tavsiyesiyle Kayaköy’e geçiyoruz. Bildiğim kadarıyla eskiden Rum nüfusun yaşamış olduğu kasaba şu an terk edilmiş durumda ve doğa ile başbaşa kalmış taş evlerden oluşuyor. Daha sonra buradaki dağ yolundan geçerek Fethiye merkeze çıkıyoruz. Ünlü Çalış Plajını da gezip otele dönüyoruz. Fethiye’de yapılacak o kadar fazla aktivite var ki nasıl yetişeceğiz derdindeyken Fethiye’de ki konaklamamızı 3 güne çıkarıyoruz. Aslında bu bile yetersiz kalıyor.

Sabah erken kalkıp 12 Adalar Turuna katılmak için hemen limana gidiyoruz. Mükemmel güzellikteki koyları, adaları görüyoruz. Tatilimiz başladığından beri doyamadığımız deniz ve güneşe burada doyuyoruz. Bir sonraki günümüzü ise Tlos kaya mezarları ve Saklıkent gezisi için Jeep Safari’ye ayırıyoruz. Yine muhteşem manzaralar ile karşılaşıyoruz. Saklıkent gezisinden sonra da rafting ve çamur banyosuna giriyoruz ve yine yorulmuş bir şekilde günü noktalıyoruz.

Ege-Akdeniz sahil turunun 3. ve son bölümüyle artık gezimizi noktalayacağız…

bu sayfayı paylaşın;Share on Facebook
Facebook
0Tweet about this on Twitter
Twitter

Hakkında Murat Özçırpıcı

Meraklı, araştırmacı, gezgin, sinemasever, hobilerine düşkün, yaşamaktan zevk alan kendi halinde biri :)

Yorum Yapın;

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Scroll To Top